Hakan
Tok
>Ajda
Pekkan
Sene 1964.
Ajda Pekkan evine gelen Ses dergisi muhabirine poz verirken şöyle
demiş : "Şimdi elimde sigara olduğunu görürlerse 'Vay ! Utanmadan
bir de sigara içiyor. Bu ne rezalet ?' diyecekler." Haberin başlığı
da Ajda'nın "Benimle uğraşmaktan vazgeçmediler" cümlesinden çıkarılmış.
Bugünlerde basının hala Ajda Pekkan'la uğraştığı düşünülürse geçen
42 yıl pek bir şey değiştirmemiş anlaşılan.
>45
devir
Handan
Kara Bir dönem alaturka müziğin gözde isimlerinden olan Handan Kara'nın
Türk filmi tadında iki şarkısını barındıran bu 45 devirli plak, şarkıları
kadar kapak resmiyle de enfes. Sarı işlemeli kahverengi altın günü
hırkası, başından her an düşecekmiş gibi duran şekilsiz beyaz peruğu
ve takma kirpikleriyle Handan Kara pembe güller arasında gülümsüyor.
Plağın A yüzünde popüler alaturkanın şaheserlerinden "Elveda Meyhaneci",
B yüzünde ise "Koca Dünya" türküsünün aranjman versiyonu var. Türk
filmlerinden aşina olduğumuz bu eşsiz sesin zamanında yayınlanmış
düzinelerce plağından biri olan bu nadide eser, arşivciler için tam
bir klasik. Covermetre Gece Yolcuları "Seninle bir dakka" Gece Yolcuları
topluluğu geçtiğimiz günlerde piyasaya çıkan ikinci albümünde meşhur
"Seninle Bir Dakika"yı yeniden yorumlamış ve bu şarkı, başından sonuna
dek son derece renksiz ve can sıkıcı sürüp giden albümün can simidi
olmuş. En azından daha önce bu canım şarkıyı tekno hale getiren Tuba
Önal'ın yaptığı gibi sözleri değiştirmemişler, buna da şükür. O halde
buyrun "Seninle Bir Dakika"nın rock versiyonuna; buna ne kadar rock
denebilirse tabi. 
>Külkedisi
Belkıs Özener
Bu
bir Külkedisi masalıydı aslında. Ne var ki o camdan ayakkabının aslında
külkedisine ait olduğu hiç ortaya çıkmamıştı bu masalda. Ayakkabıyı
ondan başka herkes giymiş, Külkedisi ise üvey annesinin üzerine kilit
vurduğu odada kalakalmıştı. Uzun zaman film jeneriklerinde adı bile
yazmamıştı Belkıs Özener'in. O filmlerin en çok revaçta olduğu, mahalle
aralarındaki sinema salonlarının önünde uzun kuyrukların oluştuğu
günlerde, çevrilen her filmi büyük bir iştahla seyreden salonlar dolusu
insan hep o şarkıların gerçekten filmin yıldızı tarafından seslendirildiğini
zannettiler. Bunun böyle olması belki biraz da işine geldi film yapımcılarının...
Ve kimbilir, belki artistlerin de. Ne var ki bugünlerde, her gün yapılan
onca yeni ve iddialı prodüksiyonu geride bırakıp satış listelerinde
1 numaraya oturan "Yeşilçam Şarkıları" adlı albümün kapağında Belkıs
Özener'in adı ve resmi var. Artık onu herkes tanıyor. Masaldaki ayakkabının
sahibi geç de olsa bulundu. Kalan Müzik etiketiyle piyasaya çıkan
albümde tamamı eski filmlerin ses şeritlerinden aktarılmış 25 şarkı
var. Aşk Mabudesi'nden Karagözlüm'e, Sürtük'ten Fosforlu Cevriye'ye
bir çoğumuzun artık neredeyse her sahnesini ezberlediği filmlerin
unutulmaz şarkıları. Az önce bahsi geçen dublaj tekniği nedeniyle
bazı şarkılarda ölçü ve ritim hataları var, ancak en çok da bu, o
şarkıların Türk filmlerinden çıkıp geldiğini kanıtlıyor dinleyene.
Yeşilçam'ın büyülü dünyasında, Belkıs Özener'in büyülü sesiyle heyecan
dolu bir yolculuk yapıyorsunuz albümü dinlerken. Kah eğleniyor, kah
hüzünleniyorsunuz. Bu kayıtların bugünlere ulaşmasında Kalan Müzik
kadar Yeşilçam'ın en ünlü ses teknisyenlerinden Necip Sarıcı da pay
sahibi. Ve elbette insanüstü bir çabayla yıllardır annesinin şarkılarının
peşinde koşan Barkın Köksalan'ı da unutmamak lazım. Kayıtların hemen
tamamı son derece temiz bir şekilde diske aktarılmış ve son derece
özenli bir kapak çalışmasıyla albüm satışa sunulmuş. Uçan Süpürge
Film Festivalinin ödül töreninde yıllar sonra ilk kez sahnede şarkı
söylemişti Belkıs Özener. Kısacık konserinin sonunda "Tamba Tumba"yı
söylerken bir an durmuş ve salondakilere "Gözlerinizi kapatın, Türkan
Şoray'ı hayal edin," demişti. Bu bir tek buruk cümle, onun tüm hayatının
da bir özetiydi sanki. Biliyorum ki o şimdi çok mutlu. Çünkü bu albümü
bilen ve dinleyen herkes artık Türkan Şoray'ı izlerken şarkıyı aslında
kimin söylediğini bilecek.