> Rashit:

Herşeyin bir bedeli var!

Ömer Süvari

Türkiye'nin en önemli punk-rock grubu Rashit'in yeni albümü "Herşeyin bir Bedeli Var" yolda. Yeni albümde tüketim toplumunun çevremize diktiği duvarları eleştiren Rashit üç yıllık bir aradan sonra bu kez post-punk ve new wave sularına giriyor. Röportajımız zaman zaman 'sorgu-sual' havasına girse de yanlış anlamayın, albümü çok sevdik... Siz de seveceksiniz...

 

> Üçüncü albümün hazırlıkları tamamlandı ve "Herşeyin Bir Bedeli Var" nisan başında yayınlanacak. 2003 yılındaki "Adam Olmak İstemiyorum"dan bu yana çok zaman geçti değil mi? Oğuz: Aslında biz bu albümdeki şarkıların hemen hepsini 2003 albümünün hemen ardından, 2004 sonu gibi bitirmiştik. Şarkılar hazırdı. Malum piyasa şartlarından kaynaklanan nedenlerden dolayı gecikmeler oldu. Dolayısıyla albüm gecikmesi şarkı üretememekten kaynaklanmıyor. Biz bu albümü 2004 yılının eylül ayında da çıkartabilirdik. Biz de isteriz sık sık album yapmak. Yeni şirketimizde her sene ya da bir buçuk senede bir yeni bir albüm yapmayı planlıyoruz. Bu arada çok bilinmeyen bir şey var onu söylemek isterim "Adam Olmak İstemiyorum"la yeni çıkacak albümümüz arasında bir de LP'miz yayınalndı Fransa'da. Yani hiç album yapmadık da diyemeyiz.

> Bu arada epeyce bir tartışma konusu oldunuz.. Özellikle Rock'n Coke, Barışa Rock tartışmalarında Rashit önemli bir figür olarak hep tartışma gündeminde kaldı. "Rashit punka ihanet etti" gibi ithamlar geldi… Orkun: Öyle bir ihanet durumu yok elbette. Sonuçta Türkiye gelişen bir ülke, festivaller de olacak, yeni açılımlar da olacak Biz bu konuyu o zaman kendi aramızda da çok tartışmıştık. Ünlü müzisyenlerle çalma fikri sonuçta bizim için çok önemliydi ve orada çalmayı çok önemsedik. Böyle bir festivalde ye rabilmek, şarkılarımızı söyleyebilmek çok önemliydi. Önemli bir gelişmeydi.

> Bu tür punk'a ihanet ithamları bu albümle birlikte biraz daha artacak gibi görünüyor. Alıştığımız Rashit albümlerinden ziyade çok ısırmayan bir album "Herşeyin Bir Bedeli Var". "Bu nasıl söz abi" demeyecek örneğin albümü dinleyen hiç kimse.. Rashit değişti mi sahiden? Oğuz: Elbette değişti… Sözlerde de bir farklılık var bunu kabul etmek lazım. Evet değişiyoruz, ama ne mutlu ki değişiyoruz, değişebiliyoruz. Orkun: Bu kadronun "Telaşa Mahal Yok" albümündeki gibi şarkılar yaptığını ve çaldığını düşünemiyorum ben de.. Oğuz: İyi ki değişiyoruz. Özellikle müzik yapan birileri için değişmek kaçınılmaz bir şeydir ve iyi birşeydir diye düşünüyorum ben..

> Değişiyoruz, diye değişme olmuyor siz de biliyorsunuz.. Değişim adına, değişme adına neler yapıyorsunuz, nasıl değiştiğini düşünüyorsunuz Rashit'in? Oğuz: Değişmeden çok gelişme diyebiliriz aslında buna. Bilinçi olarak bir değişimden sözetmek çok mümkün olmaz. Daha çok gelişiyoruz. 1999'da çıkan Telaşa Mahal Yok ile 2006'da çıkan Herşeyin Bir bedeli Var'I kıyaslarsınız aradan 7 sene geçtiğini görürsünüz elbette. 7 senede insanların dinlediği müzikler, okuduğu kitaplar değişiyor. Dha önemlisi hayatı değişiyor, bambaşka yerlere gelebiliyor. Biz de zaten hayatın içinde olan insanlarız ve hayatımızdaki değişiklikler müziğimize de yansıyor. Şu anda ben durduğumuz konumdan çok memnunum, o yüzden bir gelişmeden sözedebiliyorum.

> "Her Şeyin Bir Bedeli Var"da özellikle B yüzündeki şarkılarda bir hüzün bir kırıklık, bir tür eskiye özlem hissettim. Doğru mu bu izlenim? Oğuz: Bilmiyorum, ama onlar eski şarkılar aslında. B Side şarkıları 2003 yılında yapıldı. Hatta 2002 yılında yapılan şarıklar bile var orada. Orkun: Hayal Kırıklığı, Yitik İnsan gibi şarkılardan sözediyorsunuz. Çok farklı şarkılar onlar evet. Bizim klasik bir punk dinyleyicisine vermek istediğimiz farklı şeyler var onlarda. Garage punk sounduna yakın işler çoğu. Öte yandan biz şu anda major bir plak şirketindeyiz biliyorsunuz. Önceki diskografimiz çok farklı. Şu an major bir plak yaptık. Bu major bir piyasaya hitap eden major bir plak. Bu durumu biraz da böyle görmek lazım. Ama bu değil ki bu müzikal bir taviz veriyoruz. Erdem Helvacıoğlu: Zaten plak şirketi de hiçbirşey dayatmadı bize.. Hiç bir baskıya maruz kalmadık açıkcası.

> Grubun ilk kurucularından Tolga, özel problemlerinden ötürü uzun zamandır grupla birlikte sahne almıyor... Oğuz: Evet Tolga özel sorunlarından ötürü bizimle çalışamıyor ama hala Rashit ruhunu taşıyor ve grubun üyelerinden biri olmaya devam ediyor. Bu albümdeki sözler de ona ait. Birlikte çalışmaya ve şarkı üretmeye devam ediyoruz ve edeceğiz…

> Gruba yeni katılan Erdem Helvacıoğlu'nun Rashit'in müzikal altyapısına etkisi nasıl oldu? Şarkılarda hafif elektronik tınılar falan hissediyoruz Rashit soundunda pek de alışık olmadığımız şekilde… Erdem: Prodüksiyona dahil olmam yaklaşık 1,5 sene once oldu. Ama daha öncesine dayanan bir tanışıklığımız var zaten. Bir önceki albümde bazı ekstra gitarları çalmıştım. Bu albümde ise prodüktörlük teklif ettiler bana. Ben bu albüme once prodüktör olarak girdim, ama daha sonra hem prodüktör hem gitarist olarak dahil oldum. Prodüktör olarak ne yaptın, ne katkıların oldu diye sorarsanız vizyon ve genel toparlama sürecinde, punktan post punk'a ve new wave'e geçiş gibi noktalarda katkılarım olduğunu sanıyorum. Bir de esas olarak gitar prodüksüyonunda çok çalıştık. Farklı gitar efektlerinin denenmesi, farklı pealların denenmesi gibi işler yaptık. Türkiye rock prodüksiyon tarihinde az rastlanır ilginç gitar soundları elde ettik. Bunlar müzikal açıdan oldukça önemli..

> Sen yanılmıyorsam diğer Rashit üyelerinden ayrı bir müzikal gelenekten geliyorsun.. Biraz daha elektronik işlerden geliyorsun.. Erdem: Öyle ama benim müziğe başlangıcım elektrik gitar olduğu için çok ciddi bir problem yaşamadık açıkçası…

> Rashit mi sana yaklaştı, sen mi Rashit'e yaklaştın? Orkun: Herkes birbirine yaklaştı açıkçası... Ayrıca biz de bireysel olarak elektronik müzik dinleyen insanlarız. Sadece tek bir tür dinlemiyoruz, tek bir dünyamız yok . Tek bir müzik bizi şekillendirmiyor.. Belki bir sonraki albümümüz disko olur (gülüşmeler)

> Hani değişiyoruz diyorsunuz da o kadar da değişmiyoruz umarım.. Yok yok o kadar değişmiyoruz (gülüyoruz) Ama denemeler yapmadık değil "Dans Et"de mesela elektro davullar falan var, gayet güzel oluyor…

> Biz bu değişme meselesine devam edelim isterseniz, epeyce tartışılacak gibi görünüyor bu mesele albüm çıktıktan sonra. Rashit'in dinleyici kitlesi çok da değişim taraftarı değil biliyorsunuz... Oğuz: Türkiye'de punk dinleyicisi kitleye daha akından bakmak lazım bence. Türkiye'de punk dinleyicisi kitle, jenerasyonlarla birlikte gelir ve gider. Biz ta 1990'lardan bu yana en uyduruk barlarda bile konserler veren bir grubuz. Tarif edilemeyecek kadar kötü yerlerde de çaldık. 1990'lardan beri punk-zine dediğimiz topluluğun içindeyiz. Ve her dönemde insanlar geldi gitti, dinleyiciler değişti. Ben bugün de İstiklal'de yürüdüğüm zaman en azından üç beş tane mohikan kafalı genç görürüm. Ama önümüzdeki sene onları göremem. Böyle bir jenerasyonların hızlı değişmesi durumu var. Yeni jenerasyon zaten bizi tanımıyordur muhtemelen. En gençleri arasında benim tanıdıklarım, sadece ismimizi biliyorlar, albümleri edinememişler bile. Eski jenerasyonları ise bilmiyorum neredeler. Hala yerinde duranların eleştirileri ise zaten beni rahatsız etmiyor. Doğru punk duruşu eleştiriyi gerektirir. Bizi eleştirmelerinden mutluyum. Eleştirmiyor olsalardı rahatsız olurdum. Orkun: Bir de punk dinleyicisi artık çok değişti. Biz belki 1990'larda punk yaptığımızda dinleyici kitlemiz bin kişiyle falan sınırlıydı sanıyorum. Ama bugün punk'ı alternative rock diyerek dinleyen çok geniş bir kilte var. Özellikle internetle birlikte belki milyonlar dinilyor..

> Peki Rashit'in müziğine 1993'ten bugüne göz gezdirdiğinizde siz ne görüyorsunuz? Bir sonraki albümde nereye doğru gideceğinizi şimdiden merak ediyorum... Bülent: Tür olarak nereye doğru gideceğine ilişkin bir fikrimiz var ama tam olarak ne yapacağımızı elbette bilmiyoruz. Ama şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki bu albümle birlikte, -bundan önceki albümde de kısmen vardı- müziğin içinde estetik kaygılar arayan, muhalif bir duruşun ötesinde estetik kaygılar da geliştiren, müziğin de daha iyi icra edilmesine yönelik bir grup olduğumuzu söyleyebilirim. 'Daha iyi söz yazalım, daha muhalif bir duruşumuz olsun'un ötesinde yaptığımız iş aynı zamada daha iyi müzik olsun kaygısı var bu albümde. Dördüncü albümde daha iyi müzisyenler olarak karşınıza çıkacağız. Bestelerimiz daha başarılı olacak. Hepimiz kendi adımıza enstrümantalist olarak da kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz ve geliştiriyoruz. Oğuz: Evet ama biz müzik yapmayı seviyoruz zaten. Olabildiğince müzik yapmaya çalışacağız. Ama daha iyisini yapmaya çalışacağız. "Ne satıyorsa onu yapmak"tansa elimizden gelenin en iyisi yapacağız. Bu albümde de onu yaptık; açıkça elimizden gelenin en iyisini yaptık. Bundan sonraki albümde bundan da iyisi yapmaya çalışacağız. Orkun: Evet, daha geniş kitlelere hitap etmek önemli, ama bunu müziğimizle başarmak istiyoruz, müzikal tavizler vererek değil. Bülent: Zaten öyle bir taviz varsa, öyle bir riyakarlık varsa işin içinde bu eleştirilsin zaten. Bunun eleştirilmesinden daha doğal bir şey olamaz Ama daha geniş kitlelere ulaşmak bir problemse bu bence problem olarak kalabilir. İsteyen bundan rahatsız olsun...