|
|
|
> editör'den Merhaba,
Ne şık ve ışıltılı mekanlar bulacaksınız bu dergide, ne de plastik sandalyeler gibi görünüşü güzel, dokunması rahatsız sayfalar. Ne allı morlu bültenlerle dolu haber sayfaları bulacaksınız, ne de yeme içme rehberleri… Ne hiç gitmeyeceğiniz mekanlar hakkında sayfalar dolusu "şıklık", ne de hiç görmeyeceğiniz, düşünmeyeceğiniz insanlar hakkında yazılmış "övgüler" göreceksiniz. Önce karışıtrıp 10 dakika sonra unutacağınız bir gösteri dergisi falan da sunmuyoruz. Yaşadığımız kentin içinden, yaşadığımız gibi, sevdiğimiz gibi bir dergi yaptık yine. Yaşadığınıza yakın, dokunabileceğiniz insanlardan, gideceğiniz mekanlardan, gözünüzün önünden akıp giden hikayelerden oluşan bir dergi. Her telden çalan, rengârenk, rengâhenk bir dergi. Türkan Şoray gibi bir dergi … Elbette arada Engin Günaydın bizi güldürdü, NARO düşündürdü, emekli fahişeler üzdü, Truffaz dinlendirdi. Ve tabi Lerzan Mutlu canımızı acıttı (ısırdı)… Bilmiyoruz ama her ne olduysa gerçek oldu, güzel oldu…. Dedik ya Türkan Şoray gibi bir dergi olsun istedik … Biraz mağrur, biraz hüzünlü, biraz kaçamak.. Ama hep gerçek, hep sahici… Çünkü samimiyet en sevdiğimiz erdem hala… Haziran'da görüşmek üzere…
|
|
|
|
mektup: zip@zipistanbul.com |