|
> Zingaro ve Battuta / Zingaro'nun yeni gösterisi Battuta ilk kez İstanbul'da Atım beni nereye götürürse oraya!... Tiyatro sanatçısı ve binici Bartabas, hayallerinin peşinden yol almaya başladığında 17 yaşındaydı. Aynı rüyayı paylaştığı birkaç arkadaşı ve sonradan karısı da olacak kadınla atlı Zingaro Tiyatrosu'nu kurduğunda ise yıl 1984'tü. Ve bu tiyatroyla Bartabas, şu ana kadar hiç yapılmamışı gerçekleştirdi. Şimdi de ilk kez bir gösterisinin, "Battuta"nın prömiyerini İstanbul'da yapacak. Atlar, dans ve tiyatronun içiçe geçtiği ve atlarla kucaklaşma heyecanının damgasını vuracağı bu dünyaca ünlü gösteriyi kaçırmayın deriz... Bartabas için oyuncuların yalnızca iyi birer binici olmaları, gösteriler için yeterli değildi. Onun ihtiyacı olan dansı ve atı hissedebilecek iyi binicilerdi. Zingaro Tiyatrosu, dansın ve özellikle atların üstüne kuruyor temelini. Dansın bir çeşit kendini gösterme yolu olduğunu düşünen Bartabas için asıl önemli olan, kişinin vücudunu tanıması ve onu hissedebilmesi. Daha sonra da atlar geliyor. Kişinin kendi bedenini hissetmesi ardından atları anlamayı getiriyor. Sanatçı, böylelikle atları daha iyi hissedebileceğine inanıyor "At, bir makine değildir. Kötü bir gece geçirebilir. Ve aynı bizim gibi, ertesi gün, bir öncekiyle aynı olmayabilir. Bunu deneyebilir ve anlayabilirsiniz. Fakat bunu vücudunuzla fark ettiğinizde, bu farklı bir şeydir." İsmini, Bartabas'ın çok sevdiği ve 20 yıl birlikte çalıştığı atından alan Zingaro Tiyatrosu, ilhamını da çokça Bartabas'ın hayatından alıyor. İspanyolca ve İtalyanca kökenli kelimelerden türeyen "Zingaro", "Çingene" anlamına geliyor. Zingaro Tiyatrosu, oluşumundan bu yana altı farklı performans sundu. Her gösteri insanlar ve atlar arasındaki ilişkiye dayanıyor. Bartabas'a göre, işin dörtte üçünü binicilerin atla olan ilişkisi oluşturuyor. Geriye
kalan kısmı ise, dans, şarkı, artistik, eskrim ve çizim. Ona göre
at, her zaman bir ayna ya da enstrüman gibi düşülmeli. Bartabas, kendisinden
bahsederken, "Ben atlarla çalışan bir şairim" diyor ve sözlerine şöyle
devam ediyor: "Atlar, sen neyi düşünürsen onu yanıtlarlar. Onlarla
konuşup, şiir yazabilirsin." Zingaro Tiyatrosu'nda, gösteri için doğru
atı seçen de Bartabas'ın kendisi. Bartabas'a göre uygun atı seçebilmenin belli bir yolu yok. "Onları niçin sevdiğimi anlamaya çalışıyorum. Ana duygu ne? Bunu yakalamaya çalışıyorum. Teknik ise sonra geliyor. Asıl ilham insan ve at benim için. Buradan başlıyorum: at ve insandan." Tiyatrodaki atların çoğu, isimlerini büyük artistlerin adlarından alıyor: Nijinsky, Goya, Picasso ve Nureyev... Bütün isimler, atların kişiliklerini uygun olarak veriliyor. Zingaro Tiyatrosu'nun Fransa ve dışında büyük bir başarı yakalayıp üne kavuşması, ilk oyunu Cabaret Equestre ile oluyor. Daha sonra da "Chimere" isimli gösterisiyle New York'taki BAM Next Wave Festivali'nde sahne alıyor. Oluşumundan bu yana altı farklı performans ve dört gösteri sergileyen dünyaca ünlü Zingaro Tiyatrosu, bu sene son oyunu Battuta ile izleyicilerinin karşısına çıkıyor. Yeni gösteri, dünyada ilk kez İstanbul'da sahneleniyor. Ardından gideceği yerler ise, Avignon Festivali, Almanya'ya ve Belçika. "Atlarla konuşmak için kelimelere gerek yok. İletişimimiz, rüyalarımızda gerçekleşen eşsiz bir kucaklaşmadır." diyor Bartabas. Ve şimdi hayranı olduğu İstanbul'da bir kez daha atlar, dans ve müziğin cazibesine bırakıyor kendini özgürce. Vücudunun her bir hareketinde her bir dansçı, müzisyen ve at bu kez İstanbul'da vazgeçemediği müziği ve dansı hissediyor bir kez daha. |
|
|
|
mektup: zip@zipistanbul.com |