|
> Kadıköy Kısa başlığı altında ilki düzenlenecek olan 1. Kadıköy Kısa Film Festivali, 02 - 04 Haziran 2006 tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. Kadıköy Kısa organizasyonu, ulusal kurumların en iyi seçkileriyle, yabancı ülkelerin en iyi seçkilerini biraraya getirmek ve izleyiciyle buluşturmayı amaçlıyor ve festivalin kapanış bölümünde bir buluşmaya ev sahipliği yapıyor. Kadıköy Kısa'daki tüm etkinlikler 3 gün boyunca halka açık ve ücretsiz yapılacak. > 4. İstanbul Çevre Kısa Film Festivali, 22 - 25 Haziran tarihleri arasında düzenleniyor. Kısa Film Yarışması'na amatör ve profesyonel herkes katılabiliyor. Festival bünyesinde ayrıca Çevre Kısa Film Öykü Yarışması da yapılacak. Yarışmalar seçici kurulunda Ali Ulvi Uyanık, Altay Öktem, Esin Küçüktepepınar, Murat Şener, Neşe Şen, Ümit Ünal, Ünsal Oskay, Oktay Güzeloğlu, Reis Çelik, Selahattin Durak, Selim Evci, Vural Çavuşoğlu gibi isimler var. > 1969 yılında düzenlenmeye başlayan Adana Altın Koza Film Festivali, aralıklarla yoluna devam ediyor. Bu yıl yapılacak 13. festival Altın Koza Film Kültür ve Sanat Festivali adıyla 05 - 11 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Festivalin Uzun Metraj Ulusal Film Yarışması'nda bu yıl Banyo, Beş Vakit, Dondurmam Gaymak, Döngel Kârhanesi, Dün Gece Bir Rüya Gördüm, Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?, 2 Genç Kız, Oyun, Sen Ne Dilersen, Sinema Bir Mucizedir, The İmam ve Tramvay adlı filmler yarışacak. > Marlon Brando, 2004 yılının Temmuz ayında ölmeden önce son filmi olan Brando'nun çekimlerini tamamlamıştı; ancak ölümünün ardından yönetmen Ridha Behi, projeyi rafa kaldırmıştı. Amerika'ya hayranı olduğu aktör Marlon Brando'yla tanışmak ve Amerikan rüyasından payına düşeni almak amacıyla gelen Tunuslu bir gencin öyüküsünü anlatıldığı film söylentilere göre yarı belgesel yarı kurgusal olarak tekrar düzenlenip gösterime sokulacak. Christopher Walken'ın da filmin kurgusal bölümünde rol alması planlanıyor…
> Atıf
Yılmaz için… 'Evvel zaman içinde var imiş bir dunganga'*
Türkiye sineması Atıf Yılmaz'ını kaybetti. Sinemayı Yeşilçam'da deneye yanıla öğrenmiş, yıllar boyu sosyal, kültürel tüm değişimlere algılarını açık tutmuş ve basmakalıplığa düşse de yer yer kendini ve dolayısıyla sinemasını da hep değiştirmiş, gençlik enerjisini yitirmemiş bir Atıf Yılmaz... Sinemadan elini eteğini çeken yaşıtlarına rağmen sinemadan kopmayan Atıf Yılmaz... Safi batıcı bir yaklaşımın yerine evrensel olabilemenin yolunun yerel olabilmekten geçtiğini düşünen Atıf Yılmaz... Yedi Kocalı Hürmüz'ü minyatür sanatından esinlenerek 2 boyutlu mizansende ve tek bir objektifle çeken Atıf Yılmaz... Yarım yüzyılı aşkın bir süredir setlerde birbirinden çok ama çok farklı yüz küsur filme imzasını atmış olan Atıf Yılmaz... Seri üretim mantığıyla, prodüktör baskısıyla çektiği birtakım Yeşilçam filmlerini saymazsak ülkemiz sineması diye durup düşündüğümüzde hatırlayıp da heyecana kapıldığımız filmlerde, sinemamızın kalburüstü yapımlarında imzası olan Atıf Yılmaz... Pek çok insanın en sevdiği yerli (!) aşk filmi Selvi Boylum Al Yazmalım'ın yönetmeni Atıf Yılmaz... Bu satırların yazarının ise Aaah Belinda ile hayran olduğu Atıf Yılmaz... 80 sonrasında hem eşi Deniz Trükali'nin hem de sesi duyulmaya başlayan feminist hareketin de etkisiyle Mine'yle başlayarak bir dizi kadın filmleri çeken Atıf Yılmaz... Sol muhalefetin yükseldiği 70-80 arası yıllarda çektiği Mağlup Edilemeyenler, Kibar Feyzo, Adak; 80 sonrası Bir Yudum Sevgi, Adı Vasfiye, Asiye Nasıl Kurtulur gibi filmlere imza atan Atıf Yılmaz... Latife Tekin (Bir Yudum Sevgi), Barış Pirhasan (Aaah Belinda) gibi başarılı isimlerin yazdığı senaryoları filmleştiren Atıf Yılmaz... Ulusal sinemanın anlatım biçimlerini oluşturmak / geliştirmek için uslüp denemelerinde bulunan Atıf Yılmaz... Kıstırılmış kadın, kışkırtılmış erkek sorunsalını fantastik bir hikayeyle anlattığı Aaah Belinda, Kafkaesk üslubuyla da sinemamızda bambaşka bir yere sahiptir. (Ve tabi ki bu filmi ilk kez çocukluk yılllarında izlemiş olanlarda dungangafobia(*) hastalığı da yaygın olarak görülmüştür!) Film, çekildiği zamanının (1986) algı ve beklenti düzeyinin epey ötesindedir ve anne babalarımız bu sebepten filme "Fransız" kalmıştır! Türk sinemasının meşhur tabirle "ustasız usta"sının önünde saygıyla eğiliyoruz. (*) evvel zaman içinde var imiş bir dunganga alırmış çocukları atarmış sepetine yaparmış hep dunganga
|
|
|
|
mektup: zip@zipistanbul.com |