|
|
|
Hangimiz oynamıyoruz ki? Tilbe Saran ve Zuhal Olcay tiyatromuzun en çalışkan yönetmenlerinden Işıl Kasapoğlu rejisi ile bir araya geldi. Nathalie adlı oyun kadın-erkek ilişkilerine getirdiği çarpıcı yorumla da gündemimize oturdu. Oyunu izleyip ardından Tilbe Saran'la yaptığımız röportajda kadınlık durumları, tiyatro ve Aysa Prodüksiyon'un gerçekleştirdiği bu güzel birliktelik üzerine konuştuk.
Soprano Sonia'nın (Tilbe Saran) evi kırmızı ağırlıklı bir dekor, ortada bir ayna, masa ve koltuktan oluşuyor. Bu haliyle bir üst düzey burjuva evine gelen Nancy (Zuhal Olcay) iğreti duruşuyla bir alt sınıf kadını; bir fahişe. Sonia, Nancy'i eski kocasından intikam almak için yüksek bir meblağ karşılığında kiralamak için evine çağırıyor ve birlikte Daniel'i avlayacak yeni bir kadın yaratıyorlar. Yaratılan kadının adı ise Nathalie… Nathalie Sonia'nın eski kocası Daniel'in fantezilerindeki gibi sıradan bir sekreter. Sonia Daniel'in hoşlanabileceği her şeyi Nathalie'ye yüklüyor.. Ancak bu intikam projesi ters tepiyor; Nathalie ile birlikte Nancy'de Daniel'e aşık oluyor ve evlenmeye karar veriyorlar. Ani gelişen bu olaylar iki kadının önce şiddetli kavgalarına sonra ise dostluğuna doğru gidiyor… > Işıl Kasapoğlu iki çok güçlü oyuncu karşısında yorulmadı mı? Bu durumun Işıl'ı yorduğunu sanmıyorum. Sadece hepimiz birbirimizin coşkusuna, disiplinine, tutkusuna ayak uydurmaya çalıştık. Ve üçümüzde daha doğrusu tüm ekibimizle çok haz alarak çalıştık. > Zuhal Olcay'la birlikte oynarken birbirinize neler kattınız? Zuhal Olcay ile çalışmak elbette oyuncu olarak beni geliştirdi ama "insan Zuhal'i" tanımak beni büyüledi, "oyuncu Zuhal" ise beni büyüttü. > Genel anlamda gözlemlediğimiz kadın olmaya dair sorunların üstüne basan bir tavrınız var. Oyunu seçerken buna dikkat ettiniz mi? Doğru bir saptama yapmışsınız. "kadınlık durumları" beni hep çok ilgilendirdi. Elbette bu metni de beğenmemin en temel duygusu bu. > Nathalie'yi Sonia kocası için hazırlarken bir de bakıyoruz ki aslında biraz da olmak istediklerini bu kadına atfetmiş. Kadınlar hayatlarını yakınlarında ki erkeklere göre değiştirirken kendileri için değişmeyi es mi geçiyorlar? Ahhh ne zor bir soru! İnsanlar ancak bir duvara tosladıklarında şöyle bir durup düşünmeye ve geçmişlerini, ilişkilerini irdelemeye başlıyorlar. Ve sanırım ancak sahici bir iç görü kazandığımızda sahici değişimlere -belki de- "asıl'a" dönmelere başlıyorlar? > Sonia önceleri Nancy'i küçümserken sonraları garip bir kıskançlıkla Nancy'le bir dostluk içkisi içiyor. Erkekler için gelişen kadınlar arası rekabet aslında yine erkeklere karşı takınılan tavırda görünmez kılınabiliyor mu? Tespitinizde kesinlikle haklısınız. Bu dostluk ilginç bir dostluk ve gözden kaçırılmamalıdır ki ancak iki kadın böyle bir süreç yaşayabilir! > Oyunda her iki kadında Daniel'den şiddet görüyor. Güçlü- eğitimli kadınlar da erkeklerin şiddetinden payını alıyor mu? Almaz mı !!! ? Hem de ne pay!
> Oyunda ki her üç kadın da oynayarak yaşamını sürdürüyor. Kadın olmak ve oynamak arasında nasıl bir ilişki var? Kadın olmak ve oynamak! Düşünmemiştim. Ama çevrenin dayattığı sosyal kimlikler, dayatılan roller aslında kadınlar üstünde de erkekler üstünde de çok etkili. Ama belki de kadınlar itelendikleri rolleri öylesine içselleştiriyorlar ki gerçekle oyun karışmaya başlıyor. > Aslen bir fahişe olan Nancy cinsellikte daha özgür gözüküyor. Cinsellik doğasında baştan biraz argo ve şiddetli mi? Cinsellik ne argo ne de şiddet… Biz toplumsal olarak onu öyle tanımlıyoruz. Çünkü bizlere öyle öğretilmiş!.. Cinsellik aslında bir yaşama içgüdüsü: Soluk almak gibi. > Nancy'nin yani Nathalie'nin Daniel'e âşık olması ne zaman başlıyor? Siz aşık olduğunuz "an"ı hatırlar mısınız? (Gülüyor) > Oyunu çekincesiz bir şekilde cinsellikten bahsediyorsunuz. Oyunun bu yönünün hikâyeden daha çok ortaya çıkmasından çekinmediniz mi? Evet, başlarda böyle bir endişe geldi geçti. Zira oyun metni bunların çok ötesinde bir şeyler anlatıyor. Bu anlatılanlardan cinsellikle ilgili kısımları atmakta metne haksızlık olurdu. > Erken bir soru ama birlikte projelerinize devam edecek misiniz? Ahh ne kadar iyi olur! Ben oyuncu olarak ruh ikizimi buldum. Benim kadar prova yapmaya düşkün birini nihayet buldum !!! > Oyunun Fransız yapımı güçlü bir kadrodan oluşan filmi var. Hikâye çok farklı ele alınmış. Siz filmi nasıl buldunuz? Hiç beğenmedim. Metinde olan tüm incelikleri ütüleyip sıradanlaştırmış üstelik de kötü realize etmişler! > Bu sene 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde kadınları çağırabileceğiniz bir oyununuz var. 8 Mart'a dair söylemek istediğiniz bir şeyler var mı? Böyle düşündüğünüze çok sevindim. 8 Mart'larda yapılacak şeylerin giderek azalmasını ve "eşitsizliklerin" gülümsenerek hatırlanacağı zamanların tez gelmesini dilerim. |
|
|
|
mektup: zip@zipistanbul.com |